Kayıtlar

mutsuzluk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

HEPİMİZDEN BİR PARÇA...

Resim
Falanca yılın filanca ayında ve falanca gün doğmuşum… Belki bahar belki kış ne önemi var ki? Doğduğumda kimseyi tanımazdım hatta biraz da korktum. Bilmediğim tanımadığım bir dünyaya adım attım. Sesler ve görüntüleri bugün hatırlamıyorum bile. Sadece açtım. Birinin kucağında doyurdular, sonradan öğrendim ki annemmiş, o dünyaya getirmiş beni. Kokusu, dokunuşu, sesi yumuşacık, merhamet dolu. Birkaç ay geçti bir de baban var dediler. İlk başta yalan yok biraz garipsedim. Anneme göre daha uzaktı bana. Bir sabah görürdüm bir de akşam. Bazen ben erken uyur babamın geldiğini de duymazmışım annem anlattı sonradan, haberim olmadan öper okşarmış beni, böyle giderirmiş özlemini. İşe gidiyormuş, ne demekse. Solucan gibiydim ilk başta, yerde kıvranıp duruyordum sonra ellerimi fark ettim. Onları önce ağzıma soktum sonra emekledim. Sanırım biraz da böyle devam etti yerdeki mücadelem. Evdeydim, yerdeydim. Derdim çoktu, fark eden de çoktu. Annemin dikkati hep üzerimde, bana karşı merhametli ...

BİZİM EVDE BİR YANLIŞ DÖRT DOĞRUYU GÖTÜRÜYOR...

Resim
Elleri daha tazecik teniyle kaplıyken yer yer kanlı lekelerle süslenmişti. Lekelerden belli oluyordu ki çok uğraşmıştı. Kazımış, kaşımış tekrar kazımış ve canını acıtmıştı. Rahat değildi belli ki. Kazıdıkça alışkanlık haline gelmiş, kendine zarar vermekten çekinmez olmuştu. Hatta zaman içerisinde bununla rahatlar olmuştu. İnsan acı ile nasıl rahatlardı? Daha on altısında onun dünyası buna nasıl karar vermişti? En güzel ve en canlı yaşında kendine neden bu kadar zarar veriyordu? Kollarını ve bileklerini saklamaya çalışması kendinin de yaptığından memnun olmadığını gösteriyordu aslında. Halbuki yaşı ilerlemiş, teni değişmiş, kırışıklıkları artmış, çizgilerinin aralarındaki gölgeler kalınlaşmış biri için tenini beğenmemek daha anlaşılırdı. Ama onun için hiç anlaşılır değildi. Daha hiçbir kırışıklığı bile yokken… Pembe beyaz taptaze bir teni vardı. Yumuşacık ve çok güzel… Ama o bu güzelliği kazımış, yara izleri ile doldurmuştu.